
Sözlerin en güzeli Rahman ve Rahim olanın adıyla başlanan sözlerdir...
Allah ın rızasını kazanmak yaşamın, ibadetlerin ve ihlasın temel gayesidir Kulun, Allah’ın takdirine karşı hoşnutluk göstermesi iyi kötü yazılan kadere razı olması ve yaptığı her ameli yalnızca O'nun rızasını kazanmak için yapması kulu Allahın has kulları arasına katar. Bu anlayış, ihlasın elde edilmesinde de en büyük sırdır.
Yapılan en küçük bir işin bile yalnızca Allah rızası için yapılması, O'nun rızasını taşımayan tonlarca amelden daha üstündür.
Bakara Suresinin 207. Ayetinde,
Öyle insanlar da var ki, Allah’ın rızâsına ermek için canını bile verir. Allah ise kullarına çok şefkatlidir.
Allah'ın razı olduğu kullar,
Kur'an da
"ibâdurrahmân" (Rahman'ın kulları) ve "müttakiler" (takva sahipleri) olarak nitelendirilir. Bu kullar inançlarında samimi, ibadetlerinde ihlaslı ve ahlaklarında istikrarlı olan kimselerdir. Allah'ın rızasına ulaşmış bu kulların özellikleri
-Tevazu ve Vakar sahidirler
-Affedici ve Hoşgörülüdürle
-Gece İbadet yaparlar
-Dua ve Tevbe ederler
-İtidali Dengelidirler
-Büyük Günahlardan Kaçınırlar
-Güvenilirdirler
-Kaza ve Kadere Teslimiyet gösterirler.
Abdülkadir Geylânî (k.s.), Tasavvufta "kader ve Allah'tan gelene rıza" makamını hayatının merkezine almıştır.
Geylânî Hazretleri; "Kadere rıza gösteren kederden emin olur" ve "İmtihanlardan bunaldığında 'Rabbim beni benden daha iyi bilir' de. Böylece kadere rıza hali sana verilir" demiştir.
Kulun samimiyetinin iyilik halinde değil, başına bir bela veya zorluk geldiğinde gösterdiği sabır ve teslimiyetle belli olduğunu ifade etmiştir.
Allah'ın takdirine boyun eğmenin en büyük rahatlık ve huzur kaynağı olduğunu belirtir.
Ve sonuç olarak Niyâzî-i Mısrî (ks) nin şu dizeleriyle kaderin her tecellisine razı olma halini tefekkür edelim.
Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş,
Burhan arardım aslıma, aslım bana burhan imiş.
Kime ki aşkın oda (ateşi) düşe,
yandırdı anı baştan başa,
Razı olmaktır her işe,
kahrı dahi ihsan imiş.
Selam ve dua ile...
Yorumlar