
Kapıdaki X-Ray Çalışmıyorsa, İçeride Kim Güvende?
Sağlık çalışanıyım. Her gün hayat kurtarmak için görevimin başındayım ama ne yazık ki çoğu zaman kendimi güvende hissetmiyorum. Bir sağlık çalışanı olarak bu cümleyi duymak veya cümleyi kurmak bile başlı başına bir üzüntü verici. Çünkü bir insanın, hele ki görevi insan hayatını korumak olan birinin, iş yerinde güvenlik kaygısı taşıması kabul edilebilir değil.
Sağlıkta şiddet malesef istisna değil, neredeyse rutine dönüşmüş durumda. Her geçen yıl artan vakalar, meslektaşlarımızın uğradığı saldırılar, hatta hayatını kaybeden hekim ve sağlık çalışanları… Bunlar istatistik değil, acı gerçekler. 2026 yılı verileri de bu tablonun değişmediğini, aksine daha da ağırlaştığını açıkça gösteriyor.
Peki biz bu noktaya nasıl geldik?
En temel sorunlardan biri, alınması gereken önlemlerin ya yetersiz kalması ya da kâğıt üzerinde kalması. Örneğin birçok sağlık kurumuna güvenlik amacıyla X-ray cihazları alındı. Peki bu cihazlar neden aktif şekilde kullanılmıyor? Hastanelerin girişinde duran ama çalıştırılmayan, kontrolsüz bırakılan bu sistemler ne işe yarıyor? Eğer kullanılmayacaksa neden alındı? Kullanılmıyorsa bu bir kamu zararı değil midir?
Daha da önemlisi, bu ihmalin bedelini kim ödeyecek?
Bugün bir kişi elinde bıçakla, belinde silahla bir sağlık kuruluşuna rahatlıkla girebiliyorsa, burada ciddi bir güvenlik açığı var demektir. Ve bu açık, yalnızca çalışanları değil, hastaları ve hasta yakınlarını da riske atmaktadır. Olası bir saldırı sonrası alınan önlemlerin hiçbir anlamı yok. Asıl yapılması gereken, o olay yaşanmadan önce gerekli tedbirleri hayata geçirmektir.
Unutulmamalıdır ki görev başında hayatını kaybeden sağlık çalışanları var. Bu acılar hâlâ tazeyken, “önlem alındı” demek yetmez; bu önlemlerin sahada gerçekten uygulanması gerekir.
Yakın zamanda yaşanan okul saldırılarından dolayı bütün eğitim kurumlarında güvenlik önlemleri hızla artırıldı. Demek ki istenince, gerekli görüldüğünde adım atılabiliyor. Aynı hassasiyetin sağlık kurumları için de gösterilmesi gerekmez mi?
Bugün sağlık çalışanlarının güvenli bir ortamda çalışmasını sağlamak sadece bir kurumun ya da bir bakanlığın sorumluluğu değildir. Bu, toplumun ortak sorumluluğudur. Çünkü sağlık çalışanı güvende değilse, sağlık sistemi de güvende değildir.
Bizler sadece işimizi yapmak istiyoruz. Korkmadan, endişe duymadan, hayat kurtarmaya devam etmek istiyoruz. Bunun için gereken çok basit: alınan kararların uygulanması, mevcut önlemlerin gerçekten hayata geçirilmesi ve şiddete karşı sıfır toleransın sahada hissedilmesi.
Aksi halde sormaya devam edeceğiz:
Bu cihazlar neden alındı?
Neden kullanılmıyor?
Ve daha kaç kayıp vermemiz gerekiyor?
Yorumlar