Reklam
Reklam

Bir Gecenin Nurundan Âleme Yayılan Işık

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Güzel KIZOĞLU

Siyasetçi - Köşe Yazarı

Bazı doğumlar vardır, yalnızca bir annenin yüreğini değil, bütün bir çağın kaderini değiştirir.

Bazı insanlar vardır, dünyaya gelir ve ardından yalnızca yaşadığı dönemi değil, kendisinden sonra gelecek asırları da aydınlatır.

İşte bundan yaklaşık on dört asır önce, Mekke’nin sessiz gecelerinden birinde dünyaya teşrif eden Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden birinin başlangıcı oldu.

O’nun doğumu, karanlıkların içinden yükselen bir nur gibiydi.

Cahiliyenin karanlığında insanın değerini yeniden hatırlatan, kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dünyada merhameti öğreten, güçlü olanın zayıfı ezdiği bir zamanda adaleti ayağa kaldıran bir Peygamber geldi.

Yetimin başını okşayan, yoksulun sofrasına oturan, kölesine insan gibi davranan, kendisine kötülük edene dahi merhametle yaklaşan bir Peygamber…

O, yalnızca bir çağın değil, bütün çağların Peygamberiydi.

Ve O’nun doğduğu gece, sadece Mekke’de bir çocuk dünyaya gelmedi.

Bir umut doğdu.

Bir merhamet doğdu.

Bir adalet anlayışı doğdu.

İnsanın insana üstünlüğünün soyla, servetle, makamla değil; güzel ahlâk ve takvayla ölçüldüğü yepyeni bir anlayış doğdu.

Bu yüzden Mevlid Kandili, yalnızca Peygamber Efendimizin doğumunu hatırladığımız bir gece değildir.

Aynı zamanda kendimize şu soruyu sorduğumuz gecedir:

Biz O’nun ümmeti olmanın hakkını ne kadar taşıyoruz?

O’nun dilinde incitmek yoktu.

O’nun gönlünde kin yoktu.

O’nun hayatında kibir yoktu.

O’nun karşısındaki insana bakışında makam, servet, soy ve güç ayrımı yoktu.

O, insanı insan olduğu için değerli gördü.

Bugün dünyamızın en çok ihtiyaç duyduğu şey belki de yine O’nun bize bıraktığı o güzel ahlâktır.

Birbirimizi kırmadan konuşabilmek…

Bir yetimin gözyaşını silebilmek…

Bir annenin duasına ortak olabilmek…

Bir mazlumun yanında durabilmek…

Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına yapmamak…

Ve en önemlisi, kalbimizi O’nun güzel ahlâkına biraz daha yaklaştırabilmek…

Mevlid Kandili geldiğinde çocukluğumuzdan kalan o güzel duygular da yeniden canlanır.

Salavatlar yükselir.

Camiler ışıklarla aydınlanır.

Dualar göğe doğru ellerimizden yükselir.

Ve insan, bir kez daha o mübarek doğumu düşünür:

“Âlemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamberin ümmeti olmak…”

Ne büyük bir nimet.

Ne büyük bir sorumluluk.

Bu gece gönlümüzü O’nun sevgisine açalım.

Çünkü Peygamber sevgisi yalnızca dilde söylenen bir söz değil, hayata yansıması gereken bir ahlâktır.

O’nun doğumunu anmak; merhameti çoğaltmak, sevgiyi büyütmek, gönül kırmaktan sakınmak ve iyiliği hayatımızın bir parçası hâline getirmektir.

Ve belki bu gece yapabileceğimiz en güzel şeylerden biri, O’na bolca salât ve selâm göndermek…

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.

Rabbim bizleri, doğumuyla dünyayı aydınlatan o güzel Peygamberin sevgisinden mahrum bırakmasın.

O’nun güzel ahlâkını anlayabilmeyi, sünnetini yaşayabilmeyi ve kıyamet günü şefaatine nail olabilmeyi nasip etsin.

Bu mübarek gecede gönüllerimiz O’nun sevgisiyle yumuşasın.

Evlerimiz huzurla, dualarımız umutla, kalplerimiz imanla dolsun.

Ve asırlar önce Mekke’de doğan o nur, bugün de gönüllerimizi aydınlatmaya devam etsin.

Mevlid Kandilimiz mübarek olsun.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) doğumunun gönüllerimize, ailelerimize ve bütün İslam âlemine huzur, bereket ve rahmet getirmesi duasıyla…

begendim
1
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar