Hıdırellez Ve Malazgirt Ruhuyla Silahların Susması Ve Fesih Sürecine Dair Yeni Mesajlar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 20 Mart 2025 tarihinde yaptığı açıklamalarda “terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında dikkat çeken mesajlarını yineledi. Bahçeli, Hıdırellez’in arifesine işaret ederek Malazgirt ruhu ile tarihsel bir bağ kurmuş, terörün tamamen tasfiyesine yönelik sürecin kritik bir aşamaya geldiğini ifade etmişti.
Bahçeli, 4 Mayıs 2025 tarihinde Musun’un Malazgirt ilçesinde terör örgütü PKK’nın kongre toplayarak fesih sürecini tamamlaması gerektiğini daha önce önerdiklerini hatırlattı. Bu çağrının tesadüfi değil, tarihsel ve stratejik bir bilinçle yapıldığını vurgulayan Bahçeli, Malazgirt’in Anadolu’nun kapılarını açan iradenin sembolü olduğunu belirtti.
Bahçeli açıklamasında, Hıdırellez’in bahar, arınma ve yeni başlangıçların simgesi olduğuna dikkat çekerek, “terörsüz Türkiye” hedefinin bu dönemeçte önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Malazgirt’ten gelen fetih ruhu ile Hıdırellez’in bereket ikliminin birleşmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, silahların susması ve terörün sona ermesinin Türkiye’nin kardeşlik geleceği açısından kritik olduğunu dile getirdi.
11 Temmuz 2025’te gerçekleşen ve PKK mensubu bir grubun sembolik olarak silah bıraktığı törene de değinen Bahçeli, bunun önemli bir aşama olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Sürecin güvenlik hassasiyetleri gözetilerek titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın statü meselesine ilişkin tartışmaların da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, sürecin hukuki, siyasi ve vicdani boyutlarıyla ele alınması gerektiğini savundu. Türkiye’nin güvenliği söz konusu olduğunda ani tepkilerden ve sosyal medya üzerinden yürütülen tartışmalardan uzak durulması gerektiğini söyledi.
Sürecin sağlıklı ilerlemesi için bir mekanizma önerisinde bulunan Bahçeli, bunun “barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü” adıyla değerlendirilebileceğini ifade etti. Nihai hedefin ise terörün tamamen sona erdirilmesi, silahların bırakılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması olduğunu vurguladı.
Yorumlar