Reklam
Reklam

Mahmut Şimşek’ten DiyarOnline’a Özel Açıklamalar: “Zihinleri ve Zihniyeti Normalleştirmemiz Lazım”

Haber: Faruk Yarış | DiyarOnline Haber Müdürü Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek, DiyarOnline İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Yasin Güler’in sorularını yanıtladı. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”u değerlendiren Şimşek; Türkiye’nin yeni dönemini, Diyarbakır’ın rolünü, toplumsal barışı, demokratikleşmeyi, sivil toplumun sorumluluğunu ve geleceğe ilişkin beklentilerini anlattı. Şimşek, “100 yıllık bir yanlıştan dönen bir devletin, 50 yıllık silahlı bir savaşı veren bir hareketin hemen 2-3 yılda sütliman bir havaya bürünmesini beklemek zorlamadır” ifadelerini kullandı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Mahmut Şimşek’ten DiyarOnline’a Özel Açıklamalar: “Zihinleri ve Zihniyeti Normalleştirmemiz Lazım”
Advert

Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan terör, güvenlik, toplumsal bütünleşme, demokratikleşme ve eşit yurttaşlık başlıklarında yeni bir dönem tartışılıyor.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, özellikle çatışma sürecinden en fazla etkilenen illerin başında gelen Diyarbakır açısından da önemli bir tartışma başlattı.

DiyarOnline olarak bu sürecin Diyarbakır’daki toplumsal karşılığını, sivil toplumun rolünü ve Türkiye’nin önündeki yeni dönemi Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek ile konuştuk.

DiyarOnline İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Yasin Güler’in sorularını yanıtlayan Şimşek, Türkiye’nin yaklaşık bir asırlık siyasi geçmişinden son dönemde atılan adımlara, Diyarbakır’ın bölgesel ağırlığından sivil toplum kuruluşlarının sorumluluğuna kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye siyaseti 100 yıllık bir takvimde red ve inkâr politikası üzerinde devam etti”

Yasin Güler:
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Türkiye açısından tarihi bir dönüm noktası mı?

Mahmut Şimşek:
Şimşek, Türkiye’nin siyasi geçmişine dikkat çekerek değerlendirmesine başladı. Türkiye siyasetinin uzun yıllar boyunca “red ve inkâr politikası” üzerinden şekillendiğini savunan Şimşek, yeni yasal düzenlemenin bu açıdan önemli bir değişimin işareti olduğunu söyledi.

Şimşek, “Şüphesiz Türkiye siyaseti 100 yıllık bir takvimde red ve inkâr politikası üzerinde kurulmuş ve devam ediyordu” ifadelerini kullandı.

Parlamento içerisindeki siyasi tartışmaların da uzun yıllar boyunca toplumsal ve siyasi bütünleşmeden ziyade karşılıklı sataşmalar üzerinden yürüdüğünü belirten Şimşek, yeni sürecin toplum açısından tarihsel bir ivme oluşturduğunu ifade etti.

Şimşek’e göre özellikle silahsızlanma sürecinin başlaması, toplumun farklı kesimlerinde yeni bir beklenti oluşturmuş durumda.

Köylüsünden kentlisine, aydınından işçisine kadar toplumun geniş kesimlerinin artık savaşın sona ermesini istediğini belirten Şimşek, ancak bu sona erişin “hakkaniyetli, insanca ve eşit yurttaşlık temelinde” gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.

Şimşek, söz konusu sürecin Türk ve Kürt toplumunun birbirine daha fazla yakınlaşmasına, kardeşleşmesine ve eşit vatandaşlık anlayışının güçlenmesine katkı sunacağına inandığını dile getirdi.

Diyarbakır halkının yeni bir yaşam biçimine kavuşmasını diliyoruz”

Yasin Güler:
Diyarbakır geçmişte yaşanan çatışma ve toplumsal gerilimlerden en fazla etkilenen şehirlerden biri oldu. Sizce bu yasanın Diyarbakır’da toplumsal barış ve huzurun güçlenmesine nasıl bir katkısı olabilir?

Mahmut Şimşek:
Mahmut Şimşek, yasanın Diyarbakır açısından sadece hukuki bir metin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, düzenlemenin Diyarbakır’da yıllardır çatışmanın etkilerini yaşayan ailelerin yeni bir yaşam biçimine kavuşmasına vesile olmasını temenni etti.

“Bu yasa Diyarbakır halkının analarını, Diyarbakır halkının bacılarını, kardeşlerini, sevgililerini, dayılarını, amcalarını bir yeni yaşam biçimine, bir araya gelmesini sağlamaya yönelik bir yasa olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Şimşek, sürecin sadece silahların bırakılması ve örgütsel yapının tasfiye edilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

Silahsızlanma sonrasında sürecin hukuki ve demokratik boyutunun da işletilmesi gerektiğini ifade eden Şimşek, bu süreçte insanların adaletli bir şekilde değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Şimşek’e göre asıl hedef, silahların susmasının ardından demokratik, kültürel ve sosyal bir yaşamın önünün açılması olmalı.

Bu nedenle yeni yasanın, Türkiye’de yeni bir demokratik yaşam kültürünün ilk adımı olabileceğini belirten Şimşek, Meclis’te ortaya çıkan siyasi mutabakatın ilerleyen süreçte demokratik ve toplumsal mutabakata dönüşmesini umut ettiğini ifade etti.

STK’lar demokrasinin ve barışın sigortasıdır”

Yasin Güler:
Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında atılan adımın kalıcı olabilmesi için devletin yanı sıra kanaat önderleri, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları nasıl bir sorumluluk üstlenmeli?

Mahmut Şimşek:
Toplumsal Mutabakat Derneği’nin de TBMM’de yürütülen çalışmalar kapsamında görüşlerine başvurulan kuruluşlardan biri olduğunu belirten Şimşek, dernek olarak hazırladıkları raporların sürece katkı sunduğunu söyledi.

Şimşek, TBMM’deki komisyonun Türkiye genelinden çok sayıda kişiyi dinlediğini, kendilerinin de bu kapsamda görüşlerini Meclis’e aktardığını belirtti. Hazırladıkları raporun daha sonra yasal düzenlemeye giden süreçte değerlendirilmesinin kendileri açısından önemli olduğunu ifade etti.

Şimşek, bundan sonraki aşamada demokratikleşme, ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel hakların gündeme gelmesi gerektiğini belirterek, silahsızlanmanın ardından toplumun daha fazla barış içerisinde yaşamasının önünün açılması gerektiğini savundu.

Sivil toplum kuruluşlarının rolüne özellikle dikkat çeken Şimşek, STK'lar demokrasinin sigortasıdır. Barışın sigortasıdır” dedi.

Şimşek’e göre sivil toplum kuruluşlarının sustuğu bir ülkede demokratik mekanizmaların zayıflaması kaçınılmaz hale geliyor.

Bu nedenle STK’ların, demokratik kitle kuruluşlarının, vakıfların ve kanaat önderlerinin sürece aktif şekilde katılması gerektiğini belirten Şimşek, bu yapıların toplum ile devlet arasında önemli bir köprü görevi üstlenebileceğini ifade etti.

“86 milyon insanın barış içerisinde yaşadığı bir Türkiye daha güçlü olur”

Mahmut Şimşek, toplumsal bütünleşmenin yalnızca Türkiye’nin iç barışı açısından değil, ülkenin bölgesel ve uluslararası konumu açısından da önemli olduğunu savundu.

Türkiye’nin yaklaşık 50 yıldır devam eden çatışmalı ortam nedeniyle önemli ekonomik ve sosyal bedeller ödediğini belirten Şimşek, bu sorunun çözülmesinin Türkiye’nin kendi gücünün daha fazla farkına varmasını sağlayabileceğini ifade etti.

Şimşek, farklı kimlik ve toplumsal kesimlerle barışık bir Türkiye’nin Ortadoğu’da ve dünyada daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini söyledi.

Türkiye kendi ağırlığının farkına varacaktır” diyen Şimşek, toplumsal barışın sağlanmasının ülkenin ekonomik ve siyasi gücünü de artıracağı görüşünü dile getirdi.

“Bu süreç siyasi tartışmaların üzerinde tutulmalı”

Yasin Güler:
TBMM’de yasa kabul edilmiş olsa da sürecin siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini düşünüyor musunuz? İktidar ve muhalefet başta olmak üzere siyasi aktörlere Diyarbakır’dan nasıl bir çağrıda bulunmak istersiniz?

Mahmut Şimşek:
Şimşek, sürecin son derece hassas olduğunu belirterek, Türkiye’nin yeni döneme geçişinin kolay olmayacağını söyledi.

Türkiye’nin bir ulus devlet olduğunu ve bu yapı içerisinde milliyetçi reflekslerin zaman zaman güçlenebildiğini ifade eden Şimşek, geçmişteki “red ve inkâr” anlayışının yerini artık kardeşleşme ve demokratikleşme anlayışına bırakması gerektiğini söyledi.

Şimşek, özellikle batıdaki sivil toplum kuruluşlarına da önemli görevler düştüğünü belirtti.

Diyarbakır’da baro, insan hakları kuruluşları, ticaret ve sanayi odaları gibi kurumların bir araya gelerek daha güçlü bir platform oluşturabileceğini ifade eden Şimşek, ancak sivil toplum kuruluşlarının siyasi partilerin yerine geçmemesi gerektiğinin de altını çizdi.

Şimşek, STK’ların görevini yol gösterici” olarak tanımladı.

“Bu süreç boyacı küpü değil; sabretmek gerekiyor”

Röportajın dikkat çeken bölümlerinden biri de sürecin ne kadar zamanda tamamlanabileceğine ilişkin değerlendirmeler oldu.

Şimşek, sürecin kısa sürede tamamlanmasını beklemenin gerçekçi olmayacağını belirtti.

“Bu boyacı küpü değil. Hemen batır çıkar, bu iş bitsin demek olmuyor” ifadelerini kullanan Şimşek, toplumsal ve siyasi dönüşümlerin zaman gerektirdiğini söyledi.

Türkiye’nin yaklaşık 100 yıllık siyasi geçmişi ile son 50 yıldaki çatışma döneminin bir anda ortadan kalkmasını beklemenin doğru olmadığını belirten Şimşek, toplumun ve devletin zihniyet dönüşümüne ihtiyacı olduğunu savundu.

Şimşek, “100 yıllık bir yanlıştan dönen bir devletin, 50 yıllık silahlı bir savaşı veren bir hareketin hemen 2 yılda 3 yılda bu işin sütliman bir havaya bürünmesini sağlamak insan zihniyetinde bile zorlama olur” dedi.

Bu nedenle toplumun sürece sabırla yaklaşması gerektiğini belirten Şimşek, demokratik olanakların ve yeni siyasi süreçlerin zaman içerisinde şekillenebileceğini ifade etti.

Türkiye’de zihniyetleri değiştirmemiz lazım”

Mahmut Şimşek, Türkiye’nin teknolojik ve ekonomik açıdan modernleştiğini ancak toplumsal ve siyasi zihniyet bakımından aynı hızın yakalanamadığını savundu.

Şimşek, “Bizim üstümüz başımız, teknolojimiz, ordumuz, eğitimimiz hep Batılı modern. Ama bizim zihniyetimiz çoğu zaman çağ dışıdır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin geleceği açısından yalnızca yasaların değişmesinin yeterli olmayacağını belirten Şimşek, toplumsal zihniyetin de değişmesi gerektiğini söyledi.

“Önce zihinleri ve zihniyeti normalleştirmemiz lazım”

Yasin Güler:
Toplumsal Mutabakat Derneği olarak Diyarbakır’dan Türkiye’ye nasıl bir mesaj vermek istersiniz? Bugün gelinen noktada vatandaşlara ne söylemek istersiniz? Sizce Türkiye’nin önündeki en büyük fırsat bu mu?

Mahmut Şimşek:
Şimşek, Türkiye’de öncelikle toplumun zihinsel olarak yeni döneme hazırlanması gerektiğini söyledi.

“Bizim önce bu ülkede zihinleri ve zihniyeti normalleştirme ortamını bulmamız lazım” diyen Şimşek, bunun yolunun ise konuşmaktan, buluşmaktan, tartışmaktan ve birbirini anlamaktan geçtiğini ifade etti.

Şimşek’e göre devletin başlattığı sürecin devamında vatandaşlara sunulması gereken en önemli başlıklar arasında insan hakları, demokratik olanaklar, barış ortamı ve ekonomik-siyasi-kültürel demokrasi bulunuyor.

Şimşek, “İnsan haklarını sunması lazım. Demokratik olanakları sunması lazım. Barış ortamını sunması lazım. Ekonomik demokrasiyi sunması lazım. Siyasi demokrasiyi sunması lazım. Kültürel demokrasiyi sunması lazım” ifadelerini kullandı.

Mahmut Şimşek’ten “Sivil Ombudsmanlık Platformu” önerisi

Röportajda Toplumsal Mutabakat Derneği’nin yürüttüğü çalışmalara da değinen Şimşek, SOP olarak ifade ettiği bir sivil platformdan söz etti.

Şimşek, bu platformun sivil toplum kuruluşlarını, demokratik kitle kuruluşlarını, kanaat önderlerini ve vakıfları bir araya getirerek siyasi partilere ve iktidarlara yön ve yöntem konusunda öneriler sunmasını amaçladığını söyledi.

Bu tür bir yapılanmanın sivil demokrasinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu savunan Şimşek, Diyarbakır’dan başlayarak Türkiye genelinde benzer platformların oluşturulabileceğini ifade etti.

Şimşek, devletin yanlış yapmaması ve toplumsal talepleri doğru okuyabilmesi açısından sivil toplumun önemli bir denetim ve öneri mekanizması oluşturabileceğini belirtti.

Türkiye kendi Kürdüyle beraber daha güçlü olur”

Mahmut Şimşek, Türkiye’nin bölgesel konumuna ilişkin değerlendirmesinde de dikkat çekici mesajlar verdi.

Ortadoğu’nun çok sayıda çatışma ve dış müdahale dinamiğinin bulunduğu bir coğrafya olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin kendi içerisindeki toplumsal bütünlüğü güçlendirmesinin bölgesel gücünü de artıracağını söyledi.

Şimşek, “Biz Türkiye'nin kendi ağırlığının ve gücünün farkında olurken kendi Kürtüyle beraber daha güçlü olacağını hissetmesi ve barış içinde bir arada yaşamasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Şimşek, sürecin geleceğine ilişkin umutlu olduğunu da belirterek, silahsızlanma ve arama-tarama çalışmalarının tamamlanmasının ardından daha kapsamlı bir demokratik sürecin başlayabileceğini düşündüğünü ifade etti.

Kürt’ün ve Türk’ün kardeşçe tarif ettiği bir yaşam biçimi”

Röportajın sonunda Mahmut Şimşek, Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajını barış ve kardeşlik vurgusuyla tamamladı.

Şimşek, silahsızlanma sürecinin ardından Türkiye’nin daha demokratik, daha huzurlu ve toplumsal kesimlerin birbirini daha fazla kabul ettiği bir yapıya kavuşmasını umut ettiğini söyledi.

“Bu süreçten sonra işte insani ve rahmani bir dünya için, güzel bir ülke için, Kürt’ün ve Türk’ün kendi kendini kardeşçe tarif ettiği bir yaşam biçimi için daha güzel günlerin bizi bekleyeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’dan Türkiye’ye “sabır ve zihniyet değişimi” mesajı

Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek’in DiyarOnline’a yaptığı değerlendirmeler, yeni dönemin yalnızca bir güvenlik meselesi olarak değil; hukuk, demokrasi, insan hakları, ekonomi, kültür ve toplumsal ilişkiler açısından da ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

Şimşek’in açıklamalarında öne çıkan temel mesaj ise sürecin kısa vadeli siyasi hesapların ötesinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde.

Diyarbakır’ın geçmişten gelen toplumsal hafızasına dikkat çeken Şimşek, silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağını, asıl kalıcı dönüşümün toplumun ve devletin zihniyetinde gerçekleşmesi gerektiğini savunuyor.

Şimşek’e göre yeni dönemin en önemli başlıkları arasında eşit yurttaşlık, demokratikleşme, insan hakları, ekonomik gelişme, kültürel haklar ve güçlü bir sivil toplum bulunuyor.

DiyarOnline’ın gerçekleştirdiği özel röportajda Şimşek, Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat bulunduğunu ancak bu fırsatın kalıcı bir toplumsal barışa dönüşebilmesi için toplumun bütün kesimlerinin sürece katkı sunması gerektiğini vurguladı.

Mahmut Şimşek’in röportajından öne çıkan sözler

Türkiye siyaseti 100 yıllık bir takvimde red ve inkâr politikası üzerinde kurulmuş ve devam ediyordu.”

STK’lar demokrasinin sigortasıdır. Barışın sigortasıdır.”

“Bu boyacı küpü değil. Hemen batır çıkar, bu iş bitsin demek olmuyor.”

“Bizim önce bu ülkede zihinleri ve zihniyeti normalleştirme ortamını bulmamız lazım.”

“İnsan haklarını sunması lazım. Demokratik olanakları sunması lazım. Barış ortamını sunması lazım.”

Türkiye'nin kendi ağırlığının ve gücünün farkında olurken kendi Kürtüyle beraber daha güçlü olacağını hissetmesi” gerektiğini ifade etti.

Kürt’ün ve Türk’ün kendi kendini kardeşçe tarif ettiği bir yaşam biçimi için daha güzel günlerin bizi bekleyeceğine inanıyorum.”


Haber Künyesi

Haber: Faruk Yarış
Röportaj: Yasin Güler
Görev: DiyarOnline İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Konuk: Mahmut ŞimşekToplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı
Yayın: DiyarOnline Özel Röportajı

 

Haberle İlişkili Video
Video Galeride Aç
Video albümüne giderek videoya yorum yazabilir yada videoyu sosyal medyada paylaşabilirsiniz.
begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam

Yorum Gönder

Yorumlar