Yasin GÜLER - Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bulunan ve birinci derece arkeolojik sit alanı statüsüne sahip Birkleyn Mağaraları'nda planlanan madencilik faaliyetleri, açılan davalar sonucunda mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla durduruldu. Karar, bölgenin tarihi, doğal ve kültürel mirasının korunması adına önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu'nun girişimleriyle açılan davada mahkeme, bilirkişi raporunu dikkate alarak Birkleyn Mağaraları çevresinde planlanan taş ocağı, kırma-eleme tesisi ve beton santrali projeleri hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Kararın ardından bölgede yürütülmesi planlanan madencilik faaliyetleri geçici olarak durdurulurken, hukuki sürecin devam edeceği belirtildi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Ahmet İnan, Birkleyn Mağaraları'nın yalnızca bir arkeolojik sit alanı olmadığını, aynı zamanda uluslararası ölçekte önem taşıyan doğal yaşam alanlarından biri olduğunu söyledi.
İnan, mağaraların bulunduğu bölgede endemik bitki ve hayvan türlerinin yaşadığını, yaz aylarında vatandaşların serinlemek amacıyla yoğun olarak ziyaret ettiği alanın aynı zamanda önemli bir ekolojik değere sahip olduğunu ifade etti.
Birkleyn Mağaraları'nın binlerce yıllık tarihi geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken İnan, bölgede yaklaşık 8 bin yıllık kitabeler, Asur dönemine ait kaya kabartmaları ve tarihi kalıntıların bulunduğunu belirtti.
İnan, taş ocağı ve benzeri projelerin uygulanması halinde bölgenin doğal yapısı ile tarihi dokusunun ciddi zarar göreceğini ifade ederek, mahkemenin bu riskleri dikkate alarak yürütmeyi durdurma kararı verdiğini söyledi.
Ahmet İnan, geçmiş yıllarda bölgede incelemelerde bulunan yabancı arkeologların hazırladığı raporlarda Birkleyn'in çok büyük bir arkeolojik potansiyele sahip olduğunun ortaya konulduğunu belirtti.
Bugüne kadar kapsamlı kazı çalışmalarının yapılmadığını vurgulayan İnan, mağaraların kilometrelerce uzanan yapısı, bölgedeki antik yerleşim alanları, kale kalıntıları ve tarihi mezarlıkların bilimsel araştırmalarla gün yüzüne çıkarılması gerektiğini dile getirdi.
Birkleyn Mağaraları'nın UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edilmesi için girişim başlatacaklarını açıklayan İnan, sürecin kamu kurumlarının koordinasyonuyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bölgenin aynı zamanda Dicle Üniversitesi'nin akademik çalışmalarında jeomiras alanı olarak tanımlandığını belirten İnan, Birkleyn'in hem doğal yaşam alanı, hem arkeolojik sit alanı hem de jeolojik miras özelliklerini aynı anda taşıyan ender bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti.
Diyarbakır Barosu'nun, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü ile ilgili bakanlıklara başvuruda bulunduğu belirtilirken, bölgenin koruma statüsünün güçlendirilmesi ve bilimsel çalışmaların hızlandırılması çağrısı yapıldı.
Uzmanlar, Birkleyn Mağaraları'nın yalnızca Diyarbakır'ın değil, Türkiye'nin ve dünya kültürel mirasının önemli parçalarından biri olduğunu belirterek bölgenin gelecek nesillere korunarak aktarılması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar