Faruk YARIŞ - Muharrem Ayının Manevi İkliminde Vakıf Geleneğiyle Binlerce Vatandaşa Aşure İkramı Yapıldı.
Osmanlı döneminden günümüze ulaşan vakıf geleneğinin yaşayan örneklerinden biri, Muharrem ayının onuncu gününde bir kez daha hayat buldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, Emetullah Hanım Vakfı'nın vakfiyesinde yer alan aşure ikramı şartı doğrultusunda Diyarbakır, Batman, Bingöl ve Mardin'de yaklaşık 16 bin 300 vatandaşa aşure dağıtımı gerçekleştirildi.
25 Haziran 2026 tarihine denk gelen Muharrem ayının 10'uncu günü itibarıyla başlayan ikram programı, üç gün boyunca bölge genelinde devam edecek. Asırlar önce vakıf kurucuları tarafından hayır amacıyla belirlenen şartların günümüzde de aynı titizlikle uygulanması, vakıf kültürünün sürekliliğini gözler önüne seriyor.
İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan Aşure Günü, farklı anlamları ve derin manevi değerleri bir arada barındırıyor. Rivayetlere göre Hz. Nuh'un gemisinin tufanın ardından karaya oturduğu, Hz. Musa'nın ise Firavun'un zulmünden kurtulduğu gün olarak kabul edilen 10 Muharrem, aynı zamanda Kerbelâ'da Hz. Hüseyin ve yakınlarının şehit edilmesinin hüznünü de taşıyor. Bu yönüyle aşure, yüzyıllardır paylaşmanın, dayanışmanın ve ortak hafızanın sembolü olarak yaşatılıyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen program kapsamında vatandaşlar tarihi cami ve külliyelerde bir araya geldi. Aşure ikramları Diyarbakır'da cami.html" class="etiket-link">Ulu Cami, Selahattin Eyyubi Külliyesi ve Eğil Peygamberler Türbesi Camii'nde; Batman'da Necat Nasıroğlu Külliyesi ile Şevket Başak Camii'nde; Bingöl cami.html" class="etiket-link">Ulu Cami'de; Mardin'de ise Sultan Şeyhmus Külliyesi ve Şakir Nuhoğlu Camii'nde gerçekleştiriliyor.
Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Hakan Demir, vakıf kurucularının emanetlerinin günümüzde de yaşatılmasının büyük anlam taşıdığını belirterek, "Emetullah Hanım Vakfı'nın vakfiyesinde yer alan hayır şartını yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Asırlar önce yapılan bir vakfın şartlarının bugün de aynı hassasiyetle uygulanıyor olması, vakıf kültürümüzün en güçlü yönlerinden biridir. Bu ikramlar yalnızca bir gelenek değil, geçmişle bugün arasında kurulan canlı bir bağdır" dedi.
Demir, vatandaşlarla aynı sofranın bereketini paylaşırken vakıf kurucularının emanetlerini de yaşattıklarını ifade ederek, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün vakfiyelerde yer alan hayır şartlarını yerine getirmeyi sürdüreceğini vurguladı.
Emetullah Hanım Vakfı'nın hayır şartı kapsamında gerçekleştirilen aşure ikramları, köklü vakıf mirasının günümüzde de yaşatıldığını gösteren önemli örneklerden biri olarak vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor.
Yorumlar