Eski Vali Sonel’in Savcılık İfadesi Tartışma Yarattı Gizli Tanık Detayları Soruşturmayı Derinleştirdi
Türkiye’nin uzun süredir gündeminde yer alan Gülistan Doku dosyasında, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e ait olduğu öne sürülen savcılık ifadelerinin sızmasıyla birlikte tartışmalar yeniden alevlendi. Parça parça kamuoyuna yansıyan ifadelerde yer alan çelişkiler, soruşturmanın seyrine ilişkin yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Sızan ifadelere göre Sonel, kayıp üniversite öğrencisinin bulunması amacıyla ilgili kişilerle yaptığı telefon görüşmelerini “görevin gereği” olarak savundu. Özellikle Gökhan Ertok ile yapılan görüşmelerin tamamının arama çalışmaları kapsamında gerçekleştiğini belirten Sonel, dönemin Adalet ve İçişleri bakanlarının da süreci yakından takip ettiğini ifade etti.
Ancak ifadelerde dikkat çeken bir diğer başlık, bir polis memuruna usulsüz şekilde SIM kart gönderildiği iddiası oldu. Sonel, bu durumu “insani refleks” olarak açıklarken, kamuoyunda bu gerekçe yeterli bulunmadı. Öte yandan, kayıp olayının ardından bazı şüphelilerin Antalya’da lüks bir otelde konaklamasına ilişkin sorulara ise “bilgim yok” yanıtını verdi.
Dosyada yer alan başka ifadelerle çelişen bu açıklamalar, özellikle emniyet birimlerinden gelen tanıklıklarla karşılaştırıldığında farklı bir tablo ortaya koyuyor. Bazı polis ifadelerinde, söz konusu kişilerin üst düzey yönlendirmelerle hareket ettiği öne sürülürken, bu durum iddiaların odağını genişletiyor.
Emekli dedektif Savaş Kurtbaba’nın değerlendirmeleri ise soruşturmanın kritik noktalarına dikkat çekiyor. Kurtbaba’ya göre olayda profesyonel bir kurgu ihtimali göz ardı edilmemeli. Kamera kayıtlarının köprüye kadar kesintisiz ilerlemesi, ancak sonrasında hiçbir iz bulunamaması, “planlı bir senaryo” şüphesini güçlendiriyor.
Ayrıca dosyada yer alan teknik veriler de dikkat çekici. Şüpheli kişilere ait telefonların aynı saatlerde kapanıp sabaha karşı yeniden açılması, olayın organize bir şekilde gerçekleşmiş olabileceği ihtimalini gündeme taşıyor.
Soruşturmanın en çarpıcı başlıklarından biri ise gizli tanığın iddiaları oldu. Gizli tanık, Gülistan Doku’nun silahla öldürüldüğünü ve belirli koordinatlara gömüldüğünü öne sürdü. Bu iddialar üzerine yapılan teknik incelemelerde, belirtilen bölgede geçmişte bir gömü işlemi yapıldığına dair bulgulara ulaşıldığı ifade ediliyor. Bu gelişme, gizli tanığın beyanlarının ciddiyetini artırdı.
Tüm bu gelişmeler ışığında Gülistan Doku dosyası, yalnızca bir kayıp vakası olmaktan çıkarak çok yönlü bir soruşturma dosyasına dönüşmüş durumda. Çelişkili ifadeler, teknik veriler ve tanık anlatımları, olayın aydınlatılması için sürecin daha da derinleşeceğine işaret ediyor.
Yorumlar