Reklam
Reklam

Ahmet Akdemir’in At Sevgisi Mesleğe Dönüştü

Faruk YARIŞ - Diyarbakır’da At Sevgisiyle Nalbantlığı Öğrenen Ahmet Akdemir, Kentte Yok Olmaya Yüz Tutan Mesleği Kendi Atları İçin Yaşatıyor.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Ahmet Akdemir’in At Sevgisi Mesleğe Dönüştü
Advert

Diyarbakır’da “Atlı Süvari” ve “Buzcu Baba” olarak tanınan Ahmet Akdemir, çocukluk yıllarından bu yana sürdürdüğü at tutkusunu farklı bir noktaya taşıdı. Kentte nalbantlık mesleğinin giderek yok olması nedeniyle atlarının bakımını aksatmamak isteyen Akdemir, nalbantlık mesleğinin inceliklerini öğrenerek kendi atlarını nallamaya başladı.

Yaklaşık 50 yıldır Diyarbakır’da yaşayan Akdemir, kent yaşamının içinde köy kültürünü de sürdürmeye devam ediyor. Şehrin kenar mahallelerinden birinde yaşayan Akdemir’in hayatında atlarının yanı sıra tavukları ve tavşanları da önemli bir yer tutuyor.

Atlara olan ilgisi zamanla tutkuya dönüşen Akdemir, zaman zaman otantik kıyafetlerini giyerek atıyla gezintiye çıkıyor. Bu gezintilerle geçmişten gelen kültürü yaşatmaya çalışan Akdemir, atlarıyla kurduğu güçlü bağ nedeniyle onların bakımına da büyük önem veriyor.

Nalbantlık Yok Olunca Mesleği Kendi Öğrendi

Atların tırnaklarının uzaması ve zaman içerisinde kırılması, yürüyüşlerini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle eskiyen nalların belirli aralıklarla çıkarılarak yenilenmesi gerekiyor. Ancak şehir yaşamının yaygınlaşmasıyla birlikte nalbantlık da unutulmaya yüz tutan meslekler arasında yer alıyor.

Atlarının bakımında sorun yaşamamak için çözümü nalbant Ramazan Usta’da bulan Akdemir, mesleğin nasıl yapıldığını ve dikkat edilmesi gereken incelikleri ondan öğrendi. Nalların değiştirilme zamanı geldiğinde ise demirci ustasına hazırlattığı özel aparatlardan yararlanarak atlarının eski nallarını çıkarıyor.

Akdemir, uzayan tırnakların doğal şekilde aşınması ve normal seviyeye gelmesi amacıyla atlarını bir süre nalsız yürütüyor. Tırnakların uygun seviyeye gelmesinin ardından ise kendi öğrendiği yöntemlerle atlarını yeniden nallıyor.

At Sevgisi Kuşaktan Kuşağa Aktarıldı

At sevgisinin ailesinden kendisine miras kaldığını anlatan Ahmet Akdemir, ailesinin geçmişinin de atlarla iç içe olduğunu belirtti.

Akdemir, at sevgisini şu sözlerle anlattı

“Babalardan, dedelerden gelen bir sevgi. Zamanında dedelerimiz Arabistan’dan Bağdat’a göçmüşler. Bağdat’tan da at sırtında Diyarbakır’a gelmişler. Diyarbakır’da Eğil’le Dicle arasında Bagadeş Köyü’ne yerleşiyorlar. Anlamı ise Bağdat’tan at sırtında gelme anlamına geliyor. Türkçe ismiyle Bayraktar Köyü. Atları da sevmişler.”

İki atının bulunduğunu belirten Akdemir, atlarından birinin Ays, diğerinin ise Lezaz olduğunu söyledi. Hayatını hayvanlarıyla birlikte sürdürdüğünü ifade eden Akdemir, “Köye alıştığımız için burada hem köy hayatını yaşıyoruz hem de şehir hayatını. Şimdi hem tavuklarımız, tavşanlarımız, atlarımız var” dedi.

Ekonomik şartların zorlayıcı olmasına rağmen hayvanlarının bakımından vazgeçmediğini dile getiren Akdemir, “Ekonominin zor koşullarında bu hayvanlara bakma konusunda ekonomik olarak yetiyoruz. Fakat bazen kendi ekonomimizden de bazen feragat ediyoruz. Yeter ki atlarımız dinç ve sağlıklı olsun” ifadelerini kullandı.

Ahmet Akdemir’in yaşamı, kentleşmeyle birlikte unutulmaya yüz tutan geleneksel mesleklerin ve hayvanlarla kurulan kadim bağların günümüzde de nasıl sürdürülebileceğini gözler önüne seriyor.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam

Yorum Gönder

Yorumlar